Bir ülkenin iktidar, muhalefet siyasi kadrolarının önceliği ülke menfaatlerini gözetmektir. Türkiye’de son 25 yıldır ne yazık ki muhalefet partileri cılız, popülist, algı, kişisel kavgaların içinde kaybolmuş, ne yaptığını dahi bilmez bir halde savruluyor.
Bir bakıyorsunuz uluslararası platformlarda ülkesini şikayet edenler, bir bakıyorsunuz toplumsal refleksleri görmezden gelenler. Bu toplumun dinamiklerini anlamayanlar siyaseten başarılı olamazlar. Siyaset üretmeyi beceremeyenler algı ile gündem oluşturmaya çalışıyorlar.
İşte o hallerden biri daha CHP’nin Genel Başkanı erken seçim talebi ile yüksek sesle bağırmaya başladı. Öncelikle Anayasamız siyasal istikrarın korunması açısından ara seçimi şartlarını sınırlandırmıştır. Genel seçimler üzerinden 30 ay geçecek, mecliste toplam üye sayısının %5’inin boşalması veya ülkede savaş, kriz gibi olağanüstü bir hal olması gibi durumların olması gerekiyor.
TBMM sandalye sayısının belirlenen oranda boşalması da tek başına çözüm olmuyor. Diyelim ki, çokça mahir olduğunuz istifa ettirmeyi başardınız, o da yetmiyor. İstifaların TBMM ‘de kabul edilmesi gerekiyor.
Şimdi bizim acemice bildiğimiz bu konuyu profesyonelce bilen CHP Genel Başkanı ve kurmayları neden erken seçim söylemi ile gündem oluşturmaya çalışıyorlar? Hemen aklımıza tutuklu İBB başkanının yargılama süreci başladığında mahkeme salonunda yaptığı şovlar geliyor. Burada amaç yargılamayı engellemek, zamana oynamaktı.
Hal böyle olunca CHP Genel Başkan’ının bu çıkışı stratejik bir hamle olarak görüldü. Şimdi mahkemede İBB‘nin tutuklu başkanının şovları akabinde ara seçim şovu. Anladığımız şu tutuklu İBB başkanını olası bir ara seçimle milletvekili yaparak dokunulmazlık zırhına büründürmek ve koruma altına almaya çalışmak.
Lakin buna herkes güldü geçti. Çünkü toplumun siyasi stratejileri okuması CHP’den daha güçlü.
Bana daha trajikomik gelen ise ara seçim talebinin Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kendi döneminin stratejisi ile kıyaslanması.
Tutuklu İBB başkanından bu ülkeye devlet başkanı olmaz. Taklit etmeyin, zorlamayın. Yol yakınken ülkenin hayrına siyaset üretin. Güzeli alkışlayın, şikayet etmeyin, yanlış varsa söyleyin, öneri sunun biz de sizi alkışlayalım. Çünkü bu ülkenin ciddi muhalefete de ihtiyacı var. Bu iş Silivri’de grup toplantısı yapmakla olmaz.
Ezcümle tutuklu İBB başkanını milletvekili yaparak koruma altına almak için oynadığınız ara seçim kartı tutmadı. Millete dönün, topluma dönün, sosyolojik, siyasi okuma yapın. Sandık vakti geldiğinde millet gereğini yapar. Vesselam.
Rukiye Karadoğan





