Sevda Durgun
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. ESENYURT SİYASETİNİN NABZI YÜKSELİYOR!

ESENYURT SİYASETİNİN NABZI YÜKSELİYOR!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Esenyurt…

Türkiye’nin en büyük ilçesi.

İstanbul siyasetinin en hareketli sahalarından biri.

Ve kabul edelim… Bu kent uzun yıllardır sorunlarıyla yaşayan, ihtiyaçları biriken, çözüm bekleyen bir ilçe.

Metrodan ulaşıma…

Trafikten altyapıya…

Köprülerden sosyal alanlara kadar…

Esenyurt’un konuşacak çok meselesi var.

Ama son günlerde dikkatimi çeken başka bir tablo var.

Esenyurt’un nabzı yükseliyor.

Siyaset hareketleniyor.

İlçe daha fazla konuşuluyor.

Ve görünen o ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi de artık Esenyurt’a daha fazla bakıyor.

Nihayet İBB Esenyurt’a Daha Fazla Bakıyor

İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın son bir ay içerisinde üç kez Esenyurt’a gelmesi tesadüf değil.

Bunun bir nedeni var.

Son dönemde hem CHP’li hem AK Partili İBB meclis üyeleri Esenyurt’un sorunlarını daha yüksek sesle dile getiriyor.

Bu önemli.

Özellikle CHP’li meclis üyeleri ilçenin ihtiyaçlarını meclis gündemine taşıyor.

Bir tarafta da Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un sık sık dile getirdiği “Metro nerede?” sorusu var.

Bu soru artık siyasi bir slogan olmanın ötesinde, vatandaşın sorusuna dönüşmüş durumda.

Çünkü Esenyurt’ta ulaşım ciddi bir mesele.

İşte tüm bunlar ilçeyi yeniden İBB gündeminin merkezine taşımış görünüyor.

Son bir ayda Esenyurt’ta bazı çalışmalar ve açılışlar da gündeme geldi.

Uzun zamandır bekleyen zemin altı otoparkının açılışı yapıldı.

Barış ve Kardeşlik Köprüsü olarak adlandırılan üst geçit ve meydan düzenlemesi yenilenerek hizmete açıldı.

Balıkyolu Köprüsü ise hâlâ ilçenin önündeki büyük sorunlardan biri olarak duruyor.

CHP’li İBB meclis üyeleri tarafından bu konunun da gündemde tutulduğu ve programa alınmasının konuşulduğu ifade ediliyor.

Bunlar Esenyurt adına elbette dikkat çekici güzel gelişmeler.

Ama burada önemli bir parantez açmak istiyorum.

Ben O Eleştirimin Hâlâ Arkasındayım

Yaklaşık bir ay önce Nuri Aslan ilçeye geldiğinde, Barış ve Kardeşlik Köprüsü için biz gazeteciler ilçe başkanlığı tarafından açılış davetiyle çağrılmıştık.

Ben de açılışa diye gitmiştim.

Fakat karşılaştığımız tablo çok farklıydı.

İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, çok sınırlı bir kalabalıkla karşılanmıştı.

Ben de bir gazeteci olarak bunu eleştirmiştim.

Çünkü Esenyurt’ta birinci parti olan CHP’nin, İBB Başkan Vekili’ni böylesine sınırlı bir katılımla karşılamasını doğru bulmamıştım.

Açık söyledim.

“CHP’ye yakışmayan bir tablo” dedim.

Ve o gün bu eleştirim nedeniyle CHP Esenyurt İlçe Başkanı tarafından provokatörlük yapmakla suçlandım.

Bana söylenen şuydu:

“Bu bir açılış değil, sadece karşılama ve inceleme programı.”

Açılışın ilerleyen günlerde yapılacağı ifade edilmişti.

Peki…

Sonra ne oldu?

Aradan yaklaşık 20 gün geçti.

Ve açılış yapıldı.

Bu kez yüz kişiyle değil…

Üç yüz, belki üç yüz elli, dört yüz kişilik bir katılımla.

Ama ben yine aynı yerde duruyorum.

Yine aynı şeyi söylüyorum.

Esenyurt gibi bir ilçede, Cumhuriyet Halk Partisi’nin birinci parti olduğu bir yerde, İBB Başkan Vekili’nin yaptığı açılışların çok daha güçlü katılımlarla gerçekleşmesi gerekir.

İnsanlar neden yoktu?

Bu soru sorulmalı.

Çünkü burada mesele kalabalık yarıştırmak değil.

Mesele siyasi aidiyet üzerinden değil, sahiplenme üzerinden bakmak.

Ben o gün ne söylediysem bugün de arkasındayım.

Bana yine provokatör deseler de…

Yine aynı eleştiriyi yaparım.

Çünkü bu eleştiri provokatörlük değil…

Gazeteciliktir.

6’lı Masa Dağıldı Belki… Ama Esenyurt’ta Kent Masası Kuruluyor

Gelelim siyasetin başka bir yüzüne…

Son dönemde dikkatimi çeken isimlerden biri Saadet Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Kemal Aygün.

Neden?

Çünkü klasik bir ilçe başkanlığı yapmıyor.

Kent siyaseti yapıyor.

Esenyurt’un sorunlarını sürekli gündeme taşıyor.

Sahada dolaşıyor.

Soruyor.

Takip ediyor.

Ve anlatıyor.

Bir gazeteci olarak şunu söylemeliyim…

Sorunlarını konuşan kentler gelişir.

Sorunlarını konuşmaktan kaçan kentler ise yerinde sayar.

Kemal Aygün’ün burada önemli bir refleks ortaya koyduğunu düşünüyorum.

Üstelik yalnız da değil.

Saadet Partisi, Deva Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti, Yeniden Refah Partisi, İyi Parti, Türkiye İşçi Partisi ve farklı siyasi yapıların ilçe başkanlarının bir araya gelmesi, birbirlerini ziyaret etmesi, MHP dahil farklı siyasi partilerle temas kurması küçümsenecek işler değil.

Geçtiğimiz günlerde yapılan MHP ziyareti de bunun örneklerinden biri oldu.

Açık konuşalım…

6’lı masa dağıldı belki…

Ama Esenyurt’ta kent masası kuruluyor.

Ve bu tabloyu değerli buluyorum.

Çünkü bazen şehirler, partilerden daha önemli hale gelir.

Esenyurtlu Olmak…

Ve son söz…

MHP Esenyurt İlçe Başkanlığı görevine atanan Alparslan Erdoğan…

Öncelikle hayırlı olsun.

Alparslan Erdoğan, Esenyurt’un içinden gelen, ilçeyi bilen, sokağını tanıyan bir isim.

Farklı siyasi görüşlerden insanların da sevdiği, saygı duyduğu bir kardeşimiz.

Bu nedenle görevlendirilmesi ilçede bir heyecan oluşturdu.

Burada önemli bir gerçeği de görmemiz gerekiyor.

Esenyurt’u tanımak başka…

Esenyurtlu olmak başka…

Bu ilçenin demografisini, insanını, hafızasını bilen isimlerin siyasette daha güçlü karşılık bulduğunu görüyoruz.

Alparslan Erdoğan örneği de biraz bunu gösteriyor.

Yolu açık olsun.

Esenyurt’u önümüzdeki günlerde çok daha hareketli bir dönem bekliyor.

Yeni siyasi aktörler…

Yeni temaslar…

Yeni hesaplar…

Belki yeni ittifaklar…

Bu ilçede siyaset kolay kolay uyumaz.

Ve Esenyurt…

Belli ki daha çok sürprize gebe.

Biz de yazmaya devam edeceğiz.

Çünkü bu ilçede daha anlatılacak çok hikâye var.

ESENYURT SİYASETİNİN NABZI YÜKSELİYOR!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Dijital Gündem ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!