MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan gelişmeleri ve belediyelerle ilgili usulsüzlük iddialarını eleştiren Bahçeli, “Türk siyasetini kirleten bu kişiler yaptıkları karşısında koruma görmemeli” dedi.
Meclis kürsüsünden partililere seslenen Devlet Bahçeli, CHP’nin mevcut idari durumu ve yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmeler yaptı. Yaşanan bölgesel gelişmeler ve iç siyasi süreçlerde güçlü siyasal kurumlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Bahçeli, CHP içindeki tablonun kutuplaşmayı derinleştirdiğini savundu.
“YARGITAY CHP KARARINI BİR AN ÖNCE VERMELİ”
CHP üzerinden yürütülen tartışmaların ve “bölünmüş parti” algısının meşrulaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Bahçeli, hukuki sürecin hızlandırılması çağrısında bulundu. Bahçeli, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyet Halk Partisi açısından kucaklaşmak yerine, kutuplaşmanın derinleştiği bir zamana dönüşmüştür. Gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyededir. Beklentimiz hukuki mücadele yerine fiziki mücadeleyle toplumsal huzuru bozacak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır. Yargıtay, CHP için kararını bir an önce vermeli. Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemelidir.”
“CHP KENDİ ARINMASINI YAPMALI”
Yolsuzluk iddialarının üstünün kapatılmaması gerektiğine vurgu yapan Devlet Bahçeli, ana muhalefet partisinin kendi içinde bir temizlik yapması gerektiğini belirtti. Bahçeli, “Yolsuzlukla anılanların yaptıkları korunmamalı. CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı, arınmalı ve durulmalıdır. Türkiye bir hukuk devletidir” diye konuştu.
“SİYASETİ KİRLETENLER SİYASETTEN TEMİZLENMELİDİR”
Konuşmasının son bölümünde yerel yönetimlerdeki suistimal iddialarına değinen Devlet Bahçeli sözlerini şöyle tamamladı:
“Vatandaşlarımızın oylarıyla seçilen ve görevleri beldeye ve belde halkına hizmet etmek olan bazı belediye başkanlarının kamu kaynaklarını istismar, yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşma halleri iki cihanda da kurtuluşu olmayan bir düşkünlük halidir. Bunlar hangi siyasi partiye ait olursa olsun, hem topluma hem de içinde bulunduğu camiaya zarar vermektedir. Türk siyasetini kirleten bu kişiler yaptıkları karşısında koruma görmemeli, siyaseti kirletmelerine müsaade edilmemeli, siyasetten temizlenmelidir.”



