Danıştay 12. Dairesi, Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı görevine atanmasına karşı açılan davada dilekçeyi reddetmeyerek dosyanın esastan incelenmesine karar verdi. Daire, 1’e karşı 4 oyla aldığı kararla davanın Cumhurbaşkanlığı’na tebliğine hükmetti.
Danıştay 12. Dairesi, Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı görevine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada önemli bir karar verdi. Daire, dava dilekçesinin reddine karar vermeyerek dosyanın esastan incelenmesine hükmetti.
Ankara Barosu’na bağlı avukatlar Ömer Faruk Eminağaoğlu, Doğan Erkan, Sait Kıran, Selcik Ulusoy ve İsmail Çelik, 16 Şubat’ta Danıştay’da dava açmıştı.

“ANAYASAYA AYKIRI”
Dava dilekçesinde, Gürlek’in bakan olarak atanmasıyla savcılık görevinin kendiliğinden sona erdiği yönündeki görüşün kabul edilemeyeceği belirtilerek bunun anayasanın 139. maddesinde yer alan “Hakimler ve savcılar azlolunamaz” hükmüne aykırı olduğu savunuldu.
Avukatlar dilekçelerinde şu ifadelere yer verdi:
“Bakan olarak atanması kendi isteğinin varlığı olarak yorumlanamaz. Atama işleminden sonra gerçekleştirilen yemin işlemi, atama anındaki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz. Atama işlem anı itibarıyla yasaya ve anayasaya açıkça aykırılık söz konusudur”
Dilekçede ayrıca, yargının bağımsız bir erk olduğu vurgulanarak atama işleminin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile anayasa hükümlerine aykırı olduğu ileri sürüldü ve kararın iptali talep edildi.

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİ
Avukatlar, Gürlek’in aynı zamanda Hakimler ve Savcılar Kurulu başkanı sıfatıyla görev yapacak olması nedeniyle, savunma alınmadan atama kararının yürütmesinin durdurulmasını da istedi.
Cumhuriyet gazetesi’nde yer alan habere göre Danıştay 12. Dairesi, davayı açan avukatların davacı sıfatının bulunduğunu belirterek dilekçenin Cumhurbaşkanlığı’na tebliğine karar verdi.
1’e karşı 4 oyla alınan kararda, yürütmenin durdurulması talebinin ise davalı tarafın savunması alındıktan sonra ya da savunma süresi dolduktan sonra değerlendirileceği ifade edildi.


