Plastik denildiğinde çoğu zaman çevre kirliliği, atık ve doğaya zarar kavramları akla geliyor. Oysa sektör temsilcilerine göre sorun plastiğin kendisi değil, plastiğin nasıl ve ne şekilde yönetildiği. Fatih Plastik Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda AK Parti Avcılar İlçe Başkan Yardımcısı ve İstanbul Geri Dönüşümcüler Derneği Başkan Yardımcısı olan Salih Hasdemir, plastik geri dönüşümüne dair kamuoyunda oluşan algıları, sanayicinin sorumluluğunu ve Türkiye’nin bu alandaki konumunu Dijital Gündem’e anlattı.

“Plastik tehdit değil, doğru yönetilirse büyük bir kazanımdır”
Plastiğin günümüz dünyasında vazgeçilmez bir materyal olduğuna dikkat çeken Hasdemir, birçok alanda plastiğin alternatifsiz olduğunu vurguladı. Plastiğin hafifliği, dayanıklılığı ve ısıya karşı direnci sayesinde kritik sektörlerde kullanıldığını belirten Hasdemir: “Plastik; kalp kapakçıklarından uçak filolarına kadar birçok hayati noktada kullanılıyor. Demiri, çeliği her yerde kullanamıyorsunuz. Ağırlık ve dayanım açısından plastik vazgeçilmez. Geri dönüştürülebilen bir ürün olduğu için tehdit değil, doğru yönetildiğinde bir dönüşüm aracıdır.” Hasdemir’e göre plastik bir sorun değil; atıktır. Atıklar kontrol edilemediğinde, doğa dostu ürünler dahi çevreye zarar verebilir.
“Avrupa’dan çöp değil, ham madde geliyor”
Kamuoyunda sıkça dile getirilen “Avrupa çöplerini Türkiye’ye gönderiyor” iddialarına da açıklık getiren Hasdemir, bu algının doğru olmadığını ifade etti. “Biz Avrupa’dan çöp almıyoruz, ham madde alıyoruz. Avrupa ülkeleri çoğu zaman bu atıkları kendi ülkelerinde işleyemiyor. Nitelikli eleman sıkıntısı var ve geri dönüşüm sektörü uzun süre ikinci sınıf bir alan olarak görüldü. Mesele dönüştürme sanatını bilmektir. Ne yaptığınızı biliyorsanız ortada çevre kirliliği kalmaz.”
Sanayici bu işin merkezinde
Geri dönüşüm denildiğinde genellikle devlet ve vatandaşın konuşulduğunu belirten Hasdemir, asıl yükün sanayicinin omuzlarında olduğunu vurguladı. “İmalatçı ve sanayici bu sistemin can damarı. Ancak geri dönüşüm konusunda yeterli destek sağlandığını söyleyemeyiz. Teşvikler ve avantajlar artırılmalı. Sanayici desteklenirse geri dönüşüm çok daha güçlü bir yapıya kavuşur.”
En büyük hata: Plastiklerin karıştırılması
Geri dönüşüm sürecindeki en büyük yanlışlardan birinin plastik türlerinin ayrıştırılmadan işlenmesi olduğunu söyleyen Hasdemir, bu hatanın geri dönüşümü neredeyse imkânsız hale getirdiğini ifade etti. “Nasıl ki otomotiv sektöründe her marka ve model aynı değilse, plastikler de aynı değil. Farklı türler karıştırıldığında ortaya kullanılmayan, değersiz bir ürün çıkıyor. Önemli olan, plastiklerin türlerine göre ayrıştırılması ve doğru ısı derecelerinde işlenmesidir.”
Türkiye geri dönüşümde nerede?
Türkiye’nin geri dönüşüm konusunda sanılandan çok daha iyi bir noktada olduğunu belirten Hasdemir, ülkemizin üretim gücüne dikkat çekti. “Dünyada Çin’den sonra plastiği en çok kullanan ülkelerden biriyiz. Bunun sebebi tüketim değil, üretim. Üretiyor ve ihraç ediyoruz. Ham madde ithalatını geri dönüşümle frenlemeye çalışıyoruz. Türkiye bu alanda iyi bir noktada. Desteklenirse çok daha ileri gider.”
Sıfır Atık vurgusu: “Bu bir zihniyet dönüşümü”
Salih Hasdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi’nin, geri dönüşüm alanında Türkiye için önemli bir kırılma noktası olduğunu vurguladı. Sıfır Atık’ın yalnızca çevresel bir proje olmadığını belirten Hasdemir, “Sıfır Atık sadece çevreyi koruma projesi değildir. Üretimden tüketime, sanayiden günlük yaşama uzanan bir zihniyet dönüşümüdür. Sayın Emine Erdoğan’ın bu konudaki kararlı duruşu, toplumda farkındalık oluşturduğu gibi sanayiciye de yol gösterdi.” ifadelerini kullandı.
Hasdemir, Sıfır Atık vizyonunun geri dönüşüm sektörünü daha planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturduğunu ifade ederek, bu yaklaşımın güçlenmesi halinde Türkiye’nin dünya ile rekabet edebilecek bir konuma ulaşacağını belirtti.

